12 Şubat 2013 Salı

Köprücük Kemiği Hizası

2 ay önce TRT’de kapılara asılan bir yönetmelikle çalışanların, özellikle de kadınların giyim standartları duyuruldu.
Açık yaka, yırtmaçlı etek yasaktı.
Tayt da... Askılı bluz da...
Sandalet ayakkabı da... Aşırı topuk da...
Etek dizde, göğüs kapalı, baş açık olacaktı.
TRT, ekrana çıkanlara ekstra şartlar koşuyordu:
Göğüs çatalı görünmeyecek, kolsuz-kısa kollu giyilmeyecekti.
TRT’de şarkı mı söyleyeceksiniz; sizi davet eden kişi, “Aman kıyafete dikkat” uyarısı yapıyordu.
Stüdyoya geldiğinizde de yapımcı gelip inceliyor, “sakınca” varsa, giderilmesini rica ediyordu.
Yine gözden kaçtıysa, reklam arası, “Seyirciden tepki geliyor, lütfen omzunuzu örtün” diyerek bir şal getiriyordu.

* * *

Bunlara alışılmıştı, lakin dün gördük ki yaka hizası, köprücük kemiğine kadar çıkmış. Oyuncu Ayça Varlıer, TRT’de “köprücük kemiğine inen yaka” nedeniyle uyarılmış.
Dün TRT’de iskelet haritaları açılmış, köprücük kemiği aranıyor, ona göre hiza alınıyordu.
Aynı gün, TRT-1’deki filmde kadın oyuncunun sırtının mozaiklenmesiyle, sırt dekoltesi de sansür listesine girdi.

* * *

TRT’de ekrana çıkan bazı haberci ve sanatçılarla konuştum dün...
Bir sanatçı, yayın öncesi yapımcı tarafından baştan aşağı süzülmenin ne kadar aşağılayıcı olduğunu anlattı, “Ben ana-babamdan böyle muamele görmedim” dedi.
Ama pek az ismin bu uygulamaya karşı çıktığını da ekledi:
“Çünkü kıyafet sansürü özel kanallara da sirayet etti. Geçenlerde çok izlenen bir sohbet programında dansçı kızları ‘fazla açık’ diye giydirdiler. Dizilerde kadehleri saklıyorlar. Ya piyasadan silinip gideceksiniz ya boyun eğeceksiniz” dedi.
Sorun sadece kıyafette de değilmiş.
Şarap-rakı içerikli türküler de yasağa girmiş.
“Yine de şahlanıyor aman” türküsü moda oluyor yeniden...
Hem içerik olarak, hem çağrıştırdığı dönem itibarıyla...

YİNE TRT
12 yılda jargon nasıl değişti?


Geçenlerde arşivi karıştırırken 2001’den bir belge buldum.
Emniyet’in, TRT‘ye gönderdiği bir yazı...
Terör haberlerinde “Kullanılacak Terminoloji”yi dikte ediyor. Devletin, “Neye ne denmeli, ne denmemeli” listesi, 12 yılda nereden nereye geldiğimizi kanıtlıyor. İşte o liste:


 
Can Dündar
Kaynak: milliyet.com.tr


Hiç yorum yok: