15 Nisan 2013 Pazartesi

Fazıl Say: Mahkeme Sonucu Çıkan Karar İçin Yurdum Adına Çok Üzgünüm


Ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada bugün açıklanan 10 ay hapis cezasına çarptırılması kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Say'ın karar ile ilgili açıklaması şöyle:

"Mahkeme sonucu çıkan karar için yurdum adına çok üzgünüm. İfade özgürlüğü açısından hayal kırıklığına uğradım. Hiçbir suçum olmamasına rağmen ceza almış bulunmam şahsımdan çok, Türkiye'deki ifade ve inanç özgürlüğü adına kaygı vericidir."

Sivrisinek Tuzağı Hazırlamak

Sivrisinek sezonu açılıyor. Basit bir sivrisinek tuzağı yapmayı öğrenelim.

Gerekli Malzemeler:
  • 200 ml su
  • 50 gr kahverengi şeker
  • 1 paket maya (herhangi bir süpermarket bulunur ekmek mayası)
  • 2 litrelik plastik bir cola şişesi





Hazırlanışı: 
  • Plastik şişeyi şekildeki gibi kesin 
  • Sıcak su ile kahverengi şekeri karıştırın. Soğumasını bekleyin. Soğuduğu zaman şişenin alt yarısına dökün.
  • Mayayı ekleyin. Karıştırmaya gerek yoktur. Karbondioksit oluşturun.
  • Şişenin diğer yarısı, baş aşağı, huni şeklinde yerleştirin.
  • Siyah bir bant ile şekildeki gibi sarın ve evinizin bir köşesine koyun.

İki hafta sonra sivrisinek ve şişe içinde ölü sivrisinek miktarını göreceksiniz.

Sivrisinek ve sivrisinek siteleri üreme, evlerine temizlik ek olarak, okullar, çocuk yuvaları, hastaneler, evler, çiftlikler, çiftlikler, çiftlikler, kreşler çok yararlı bu yöntemi kullanabilirsiniz.

32. İstanbul Film Festivali'nin Ardından


İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 32. İstanbul Film Festivali 14 Nisan Pazar günü sona erdi.

İki hafta boyunca 6 salonda, 529 seansta, 23 bölümde 66 ülkeden 274 yönetmenin 226 filminin gösterildiği festivali toplam 140 bin sinemasever izledi. Festival boyunca %88 dolulukla geçen film gösterimlerinin yanı sıra festival konuklarının katılımıyla renklenen 4 sinema dersi ve biri 13. İstanbul Bienali işbirliğiyle olmak üzere 3 söyleşi; yönetmen, oyuncu ya da yapımcılarının bizzat sunduğu film gösterimleri ve Köprüde Buluşmalar kapsamında düzenlenen 2 atölye ve 9 panel ile 16 gün boyunca İstanbul sinemaya doydu.

İstanbul Film Festivali, Groupama özel gösterim sponsorluğunda altı yıl önce başlattığı Özel Gösterim: Türk Klasikleri Yeniden bölümünde Türkiye sinemasının önemli yapıtlarını beyazperdeyle yeniden buluşturmayı sürdürdü. Bu yıl Lütfi Ö. Akad’ın yönettiği, başrollerinde İzzet Günay ile Türkan Şoray’ın yer aldığı 1968 yapımı unutulmaz melodram “Vesikalı Yarim”, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Merkezi tarafından restore edilerek izleyicilerle buluştu.

Festivalin Sinema Onur Ödülleri ve Yaşam Boyu Başarı Ödülü

Festivalin Sinema Onur Ödülleri, Türkiye sinemasına yıllar boyu emek vermiş oyuncu Lale Belkıs,
görüntü yönetmeni Aytekin Çakmakçı, oyuncu Ahmet Mekin ve senarist Ayşe Şasa’ya festivalin açılış töreninde verildi. Gallipoli / Gelibolu”, Dead Poets Society / Ölü Ozanlar Derneği, Green Card / Yeşil Kart ve The Truman Show / Truman Show gibi filmlerin ünlü yönetmeni 32. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Başkanı Peter Weir’e Sinema Onur Ödülü, festivalin 14 Nisan Pazar akşamı yapılan kapanış töreninde verildi. Festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise 7 Nisan Pazar günü Atlas sinemasında “Missing / Kayıp”, “Z / Ölümsüz” ve “Eden is West / Cennet Batıda” gibi filmlerin usta yönetmeni Costa-Gavras’a takdim edildi.

Festivalde Yeni Ödül: Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü

Bu yıl festivalin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal yarışmaları ödülleri, Avrupa Konseyi Sinema Ödülü FACE, Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) ve Radikal Halk Ödülü’ne bir yenisi eklendi. Genç yaşta kaybettiğimiz yönetmen, senarist ve yapımcı Seyfi Teoman anısına Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışmaları’nın yanı sıra, Türkiye Sineması bölümünde yer alan Yarışma Dışı ve Yeni Türkiye Sineması başlıkları ile Sinemada İnsan Hakları bölümünde gösterilen Türkiye yapımı tüm ilk filmlerin aday olduğu Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü verildi. Jürisinde yönetmen Emin Alper, oyuncu Saadet Aksoy ve Almanya’dan, sinema eleştirmeni Rüdiger Suchsland’ın yer aldığı Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nü “Köksüz” filmi ile kazanan yönetmen Deniz Akçay Katıksız’a CMYLMZ Fikirsanat aracılığı ile 30.000 TL takdim edildi.

Festivalde Özel Bölümler

İstanbul Film Festivali bu yıl, dünyanın çeşitli köşelerinden kadın konusuna dikkat çeken yapımların sunulduğu Kadın Hikâyeleri bölümünün yanı sıra, uzun bir aranın ardından yeniden programda yer bulan Edebiyattan Beyazperdeye bölümü ile Eylül’de başlayacak 13. İstanbul Bienali işbirliğiyle hazırlanan Ben Kentli-Vatandaş Değil miyim? Barbarlık, Sivil Uyanış ve Şehir başlıklı film programına yer verdi. Bu yıl festivalde sinema dersi de veren Meksika’nın önde gelen yönetmenlerinden Carlos Reygadas da, festivalde tüm uzun metraj filmleriyle birlikte iki kısa filminin de gösterildiği Gerçek Mucizedir: Carlos Reygadas bölümüyle yer aldı.

Festivalin artık gelenekselleşen Akbank Galaları, Dünya Festivallerinden, Ustalar, Yeni Bir Bakış, NTV Belgesel Kuşağı, Mayınlı Bölge, Geceyarısı Çılgınlığı ve Çocuk Mönüsü bölümleri her zaman olduğu gibi yine ilgiyle takip edildi.

Festivalin Konukları

İstanbul Film Festivali, bu yıl İstanbul’da ağırladığı konuklarıyla da öne çıktı. Festivalin açılışından kapanışına kadar geçen 16 günlük süre içinde İstanbul’u Costa-Gavras, Peter Weir, Mike Figgis, Carlos Reygadas, Bille August gibi isimlerin yanı sıra filmleri festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde yer alan Laurent Cantet, Tony Krawitz, Nanouk Leopold, Eva Neymann, Darezhan Omirbayev ve filmleri NTV Belgesel Kuşağı’nda gösterilen Marco Bechis, Simon Brook, Lucien Castaing-Taylor, Pip Chodorov, Markus Imhoof, Hermann Vaske, Dan Setton gibi isimler ziyaret etti. Ayrıca Peter Brosens, Jean-Pierre Améris, Solveig Anspach, Danis Tanovic, Paul Poet, George Sluizer, Malgoska Szumowska, Srdan Golubovic Nicolas Wackerbarth, David Siegel, Scott McGehee, Calin Peter Netzer, Gonzalo Tobal, Gilles Bourdos, Gabriela Pichler, Enrique Rivero, Lucy Mulloy, Anais Barbeau-Lavalette ile Annemarie Jacir, Sean Baker, Jan Ole Gerster gibi birçok yönetmen de filmlerini sunmak için İstanbul’a geldi. Patricia Arquette, Stephen Dorff, Barbara Sukowa, Mustafa Nadarevic ve Mateusz Kosciukiewicz gibi oyuncular da festivalin misafiri olarak İstanbul’daydı.

Festivalde yapılan 529 gösterimden 116’sı filmin yönetmen, yapımcı veya oyuncularının katılımıyla gerçekleştirildi. Festivale konuk gelen yönetmen, yapımcı ve oyuncular, gösterimler öncesinde filmlerini izleyicilere sunup, film sonrasında sinemaseverlerin sorularını yanıtladı.

İstanbul Film Festivali’ni izlemek için yurtdışından gelen 300’ün üzerinde konuğun arasında Venedik, Sundance, Cannes, Selanik, Moskova, Hamburg, Batum, Paris, Göteborg, Saraybosna, Busan, Sofya, Amiens, Tiflis, Locarno ve Erivan gibi uluslararası film festivallerinin temsilcileri de vardı.

Yönetmenler Anlatıyor

Bu yılın yarışma filmlerinden ve festival programında yer alan filmlerden bazılarının yönetmen ya da oyuncularıyla, SİYAD üyesi sinema yazarı Ceyda Aşar tarafından festivalin web sitesinden de yayınlanan özel birer röportaj yapıldı. Festivalin web sitesinde film.iksv.org/tr/festivalgunlugu linkinden ulaşabileceğiniz röportajların listesi şu şekilde: Lenny Abrahamson (Ne Yaptın Richard), Laurent Cantet (Can Ateşi), Ziad Doueiri (Saldırı), Yılmaz Erdoğan (Kelebeğin Rüyası), Tony Krawitz (Ölü Avrupa), Nanouk Leopold (Her Şey O Kadar Sessiz Ki), Eva Neymann (Kuleli Ev), Darezhan Omirbayev (Öğrenci), Aslı Özge (Hayatboyu), Ali Aydın (Küf), Anais Barbeau-Lavalette (İnşallah), Lucy Mulloy (Bir Gece), Danis Tanovic (Bir Hurdacının Hayatı) Cemil Ağacıkoğlu (Özür Dilerim), Deniz Akçay Katıksız (Köksüz), Mahmut Fazıl Coşkun (Yozgat Blues), Lusin Dink (Saroyan Ülkesi), Can Kılcıoğlu (Karnaval), Uğur Yücel (Soğuk), Derviş Zaim (Devir), Jean-Pierre Améris (Gülen Adam), Mustafa Nadarevic (Gün Doğarken).

Türkiye Sinemasına Büyük Övgü

Türkiye Sineması bölümünde Ulusal Yarışma, Yarışma Dışı, Yeni Türk Sineması, Belgeseller ve Hisar Kısa Film Seçkisi başlıkları altında 40’ın üzerinde kurmaca ve belgesel film yer aldı. Altın Lale Ulusal Yarışması, prömiyerini festivalde yapan filmleriyle de dikkat çekti. Yarışmada 2’si Türkiye, 6’sı dünya prömiyerini yapan 10 film yer aldı. Festival programında yer alan Türkiye yapımı çok sayıda film, yurtdışındaki uluslararası festivallerin temsilcilerinden davet aldı.

Festivalin Diğer Etkinlikleri

Festival kapsamında gerçekleştirilen sinema dersleri ve söyleşilere ilgi büyük oldu. Altın Lale Uluslararası Jüri Başkanı Peter Weir, bu yıl festivalin Yaşam Boyu Başarı ödülüne layık görülen Costa-Gavras, Mike Figgis, Carlos Reygadas’ın verdikleri sinema dersleri ilgiyle takip edildi. Pip Chodorov ve Heinz-Peter Schwerfel deneysel sinema üzerine konuştukları buluşmaları ile belgesel yapımcı ve yönetmenlerinin katılımıyla geçekleşen Belgeseller ve Kitle Fonlaması söyleşisi de sinemaseverlerden büyük ilgi gördü. Ayrıca 32. İstanbul Film Festivali’nin 13. İstanbul Bienali işbirliğiyle düzenlediği Ben Kentli-Vatandaş Değil miyim? Barbarlık, Sivil Uyanış ve Şehir başlıklı film programı kapsamında Fulya Erdemci ve Yael Messer’in sunumuyla düzenlenen söyleşiye konuşmacı olarak, programda gösterilen Yabancılar Dışarı! / Foreigners out! Schlingensief’s Container filminin yönetmeni Paul Poet, Kule filmini yazan ve yöneten kolektif Chto Delat (Ne Yapmalı?) üyelerinden Dimitry Vilensky ve İstanbul Film Festivali Belgesel Danışma Kurulu Üyesi, belgesel yönetmeni Berke Baş katıldı.

Köprüde Buluşmalar

Köprüde Buluşmalar, yurtdışından ve Türkiye’den yapımcı, yönetmen, senarist ve kurum temsilcilerini bir araya getirip yeni uzun metraj projelerinin ilk uluslararası sunumunun yapılması için olanaklar yaratmaya devam etti. Köprüde Buluşmalar kapsamında bu yıl proje sahipleri Eurimages, Berlinale, Cannes Film Festivali Cinéfondation, Eave, Israel Film Fund, Bingerlab, Sundance Film Festivali, CNC, Medienboard, Arte, Venedik Film Festivali, Georgian Film Center, Polish Film Institute, Wild Bunch, ep2c, Memento Film, Holland Film Market ve Cinelink  temsilcileriyle görüşme imkânı buldu. 30. İstanbul Film Festivali’nden bu yana Medienboard Berlin-Brandenburg ve Hamburg Schleswig-Holstein Film Fonu işbirliğinde oluşturulan ve iki ülke arasındaki ortak yapımlar için yeni bir teşvik sunmayı amaçlayan Türkiye-Almanya Ortak Yapım Geliştirme Fonu bu yıl 6 projenin fon ile desteklenmesine karar verdi. Köprüde Buluşmalar kapsamında bu yıl ikinci kez yapım aşamasında olan filmleri desteklemek amacıyla, Türkiye’den, çekimlerinin en az yarısı tamamlanmış veya post-prodüksiyon aşamasında olan uzun metraj filmlere ve belgesellere açık olan Work in Progress / Yapım Aşaması Atölyesi de gerçekleştirildi. Bu yıl beşincisi gerçekleştirilen Film Geliştirme Atölyesi’ne 159 başvuru yapıldı. Köprüde Buluşmalar kapsamında düzenlenen Film Geliştirme ve Yapım Aşaması Atölyeleri’nde seçilen projelere ödülleri, 11 Nisan’da Fransız Sarayı’nda yapılan bir törenle takdim edildi.

Festivale Yabancı Basından Büyük İlgi

Dünya basını her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul Film Festivali’ne büyük ilgi gösterdi. Festivale yurtdışından 100’e yakın basın mensubu katıldı. Festival haberleri, Screen International, Variety, Hollywood Reporter, Empire Magazine, Le Film Français, Cahiers du Cinéma, Cineaste gibi önde gelen sektör dergilerinin yanı sıra İngiltere’den BBC News, The Guardian, Wall Street Journal, Monocle, Timeout, The Artsdesk, Almanya’dan Frankfurter Allgemeine Zeitung, Die Tageszeitung, Süddeutsche Zeitung, Fransa’dan L’Humanité, İspaya’dan El Periodico, El Correo de Andalucia, Bulgaristan’dan Dnevnik Daily gibi saygın gazete ve dergilerde yer almaya başladı. Ayrıca Euronews, Monocle Radyo, İtalyan RAI Televizyonu, Yunan ERT televizyonu, Çin Devlet Televizyonu, Alman ARD Radyosu, Sırbistan Televizyonu ve Radyosu temsilcileri de İstanbul Film Festivali’ni takip etti.

9 Nisan 2013 Salı

Yönetmen Ken Loach: Margaret Thatcher'i “Onurlandırmak” İçin Cenazesi Özelleştirilsin

Ünlü yönetmen Ken Loach dün sabah geçirdiği felç sonucu hayatını kaybeden İngiltere eski Başbakanı Margaret Thatcher'i “onurlandırmak” için cenazesinin özelleştirilmesini istedi. Thatcher'i “İngiliz işçi sınıfının düşmanı” olarak nitelendirdi.

Ünlü İngiliz yönetmen Ken Loach, dün sabah geçirdiği felç sonucu hayatını kaybeden İngiltere eski Başbakanı Margaret Thatcher'in ölümüyle ilgili hislerini paylaştı.

Thatcher'in modern zamanların “en bölücü ve yıkıcı” başbakanı olduğunu belirten Loach, “Kitlesel işsizlik, kapanan fabrikalar, tahrip edilen toplumlar - işte onun mirası. O bir savaşçı ve İngiliz işçi sınıfının düşmanıydı” diye konuştu.

”Blair bir maymun, Thatcher de onun çalgıcısıydı”
“Thatcher'in zaferlerinin İşçi Partisi'nin ve birçok sendikanın siyasal olarak yozlaşmış liderleri tarafından desteklendiğini” ifade eden ünlü yönetmen, “İşte onun hayata geçirdiği bu politikalar yüzünden bugünkü karmaşayı yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Başbakanlarımız, özellikle de Tony Blair, onun yolundan ilerledi. Blair bir maymun, Thatcher de onun çalgıcısıydı” diyen Loach, sözlerine “Hatırlayın, o Mandela'ya terörist dedi ve gitti katil ve işkenceci Pinochet'le çay içti” diye konuştu

“Onu nasıl onurlandıralım?”
“Thatcher'i nasıl onurlandıralım?” diye soran Ken Loach, cevap olarak ise cenazesini özelleştirme önerisinde bulundu.

“Cenaze törenini açık artırmaya koyun ve en düşük teklifi kabul edin. Onun isteği de bu olurdu.”


Kaynak: soL

8 Nisan 2013 Pazartesi

'Emek Sineması Yıkılmasın' Yürüşüne Polisten Sert Müdahale



 

Emek Sineması'nın yıkılmasına yönelik İstiklal Caddesi'nde düzenlenen protesto eylemine polis müdahale etti. Olay sırasında çok sayıda kişi gözaltına alındı. Sinemaseverler gözaltına alınanların serbest bırakılmaları için Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde beklemeye başladı.


Emek Sineması'nın yıkımının durdurulmasını isteyen sinemaseverler polisin tazyikli su ve biber gazlı saldırısına maruz kaldı. Aralarında Tuncel Kurtiz, Derya Alabora, Ahmet Mümtaz Taylan, Onur Ünlü, Erden Kıral, Devin Özgür Çınar, Aslı Özge, Seren Yüce gibi sinema dünyasının tanınmış isimlerinin yer aldığı eylemcilere biber gazı ve tazyikli su ile yapılan mudahale sonrası yönetmen Erden Kıral fenalaşırken, sinema yazarı ve İstanbul Film Festivali FIBRESCI jüri üyesi Berke Göl'ün yanı sıra Hazar Berk Büyüktunca, Özgür İpek ve Mehmet Ferit Aka gözaltına alındı.



Saat 16.00'da Taksim Meydanı'nda toplanan sinemaseverler yürüyerek Ekmek Sineması'nın olduğu Yeşilçam Sokak'a geldiler. Sokağın polis tarafından kapatılması üzerine girişte basın açıklaması yapan eylemciler arasında yer alan Costa-Gavras, Ahmet Mümtaz Taylan, Serra Yılmaz, Derya Alabora birer konuşma yaptı.


Sokağın önüne İstiklal Caddesi üzerine bir sandalye yerleştirildi ve sinemacılar söz almaya başladı. Konuşan ilk isim, politik sinemanın dev ismi, ustalar ustası Yunan yönetmen Costa-Gavras’tı. 1982 yılında Altın Palmiye ödülünü Yılmaz Güney’in “Yol”u ile paylaşan Costa-Gavras, Emek Sineması’nı korumak isteyenlerin yanındaydı.

Ünlü Yunan yönetmen Costa-Gavras, Emek Sineması eyleminde yaptığı konuşmada, “Uzun yıllar boyunca İstanbul Film Festivali’ni ağırlayan Emek Sineması her şeyden önce bir semboldür. Sembolleri yerle bir edemezsiniz. Bu, sembolleri umursamadığınızın ve bu durumda sinemayı umursamadığınızın göstergesidir. Sinema salonları olmadan ulusal bir sinema olamaz. Bir ülkenin sineması olması için de ülkenin yardımına ihtiyaç vardır. Sinema bir aynadır. Hem kendinizi gösterir hem de sizi dünyaya gösterir. “Yol” gibi bir film yapan Türkiye, büyük bir ülkedir ve büyük ülkelerin güçlü sineması olmaları gerekir. Güçlü bir sinemaya sembol salonları yıkarak ulaşamazsınız,” ifadesini kullandı.

Oyuncu Defne Halman’ın sunumlarıyla gerçekleşen konuşmalarda, Ahmet Mümtaz Taylan, “Emek Sineması’nı savunmak şehri savunmaktır. Cercle D’Orient Sosyal Güvenlik Kurumu’na yani bize aittir” dedi.

Avukat Can Atalay’ın yanı sıra Defne Halman da sokağa girme isteklerini ve bunun en doğal haklarını olduğunu tekrarladılar.

Konuşmacılarından biri olan Serra Yılmaz, Kültür Bakanı Ömer Çelik’e seslendi ve “Emek Sineması’nın yıkılmayacağını söyleyen Kültür Bakanı Ömer Çelik, projeyi okudu mu bilmiyorum. Çünkü bu projeye göre Emek Sineması yıkılacak ve dördüncü kata bir taklidi yapılacak” dedi.

Ardından söz alan Cem Davran da, sinemaya girme ve sokaktaki barikatın kaldırılması dileğini tekrarladı: “Emek’in eski bekçisi dedem, makinisti ise amcam. Ben bugün bu sokağa girerim” diye konuştu. Derya Alabora “Şehrin ruhunu alırsanız sanatı öldürürsünüz” dedi. Yönetmen Erden Kıral, Emek Sineması “Sinemanın Kabe’si” dedi.

Konuşmaların sonlanmasının ardından polisle konuşan Serra Yılmaz, Erden Kıral ve Defne Halman, protestocuların tek isteklerinin sokağa girmek olduğunu söyleyip, barikatı kaldırmalarını rica ettiler. Bekleyiş sürerken ve bu basit isteğe izin verileceği beklenirken, polis göstericilerden dağılmasını istedi.

İkinci uyarının ardından panzerden tazyikli su sıkmaya ve biber gazları atılmaya başlandı. Müdahalelerde yere düşenler oldu. Panzerin tazyikli su sıkarak ilerlemeye başlaması sonucunda sinemacılar ara sokaklara sığındı. Onları sokakta kıstıran çevik kuvvet, gruba tekmelerle müdahale etti.
Eylem İstiklal Caddesi 'nde devam ederken, biber gazı kunlanan polis, cadde boyunca tazyikli su sıkarak kalabalığı dağıttı.

Öte yandan çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, Berke Göl ve gözaltına alınan 3 kişinin Taksim İlkyardım hastanesinde muayene edildiği bildirildi.



BEYOĞLU EMNİYETİ ÖNÜNDE BEKLEYİŞ
Çoğunluğunu eyleme katılanların oluşturduğu yaklaşık 200 kişilik bir grup Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü binasının önüne gelerek, gözaltına alınanların serbest bırakılmasını beklemeye başladı.

Emniyet önünde bekleyen grupta İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Rıza Kocaoğlu, İlksen Başarır, Derya Alabora, Özcan Alper, Nevin Özgür Çınar gibi isimler bulunuyor.

İKSV'DEN AÇIKLAMA
İstanbul Film Festivali'nin konuğu olarak İstanbul'da bulunan yönetmenler Costa-Gavras, Mike Newell, Marco Becchis ile Jan Ole Gerster'in yanı sıra Türkiye'den birçok yönetmen ve oyuncu ile yerli ve yabancı birçok sinema yazarının da katıldığı yürüyüşte, Emek Sineması'nın sokağına girmek isteyenlere müdahalede orantısız güç kullanılmıştır.

İstanbul'un kültürel hafızasına sahip çıkmaktan başka düşüncesi olmayan sinemaseverlere yapılanları kiniyoruz.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı


TWITTER'DA TEPKİ YAĞDI

Polisin saldırısına çok sayıda kişi Twitter hesaplarından attıkları iletilerle tepki gösterdi. Atılan tweetlerden bir bölümü şöyle:

devin özgür çınar @devinozgurcinar:
Ara sokaklardan kaçmaya çalisan insanlara biber gazi attilar...Yuh olsun size..yuh.

Cigdem Mater @cigdemmater:
Sinema yazarı ve SİYAD üyesi Berke Göl'ü, hukuka aykırı olarak gözaltına aldılar. Kelepçelendi, avukat görüşmesine izin verilmiyor.

Yekta Kopan @yektakopan
7 Nisan 2013. Berke Göl'ün, şehrinin kültürel hafızasına sahip çıkmak isteyen bir sinema yazarının kelepçelenerek gözaltına alındığı gün.

Cem Erciyes @cemerciyes:
Emek protestosu yapanlari dağitmak icin İstiklal Caddesini savaş alanina çevirdiler.

zaferalgoz @zaferalgoz
EMEK yürüyüşüne tazyikli su ve biber gazı.Atila DORSAY a saldıranlar ortada yok...Polis orada...İleri Demokrasi mı?..Güldürmeyin Adamı

Levent Uzumcu @LeventUzumcu
Ne şiirle ne özlü sözle ne de saptamalarla açıklanamaz haller yaşanıyor beyoğlunda...%50 bunlara da ok diyor değil mi?


(başka haber/radikal/milliyet/sol)