11 Temmuz 2012 Çarşamba

Notos Dergi’nin Alternatif 100 Temel Eser Listesi Niçin Yanlış ve Eksik?

192 edebiyatçı bir araya gelerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, çocuklar ve gençlere tavsiye ettiği ve çok tartışılan, eleştirilen 100 Temel Eser listesine bir alternatif hazırladı. Ama yine ağır ve zor okunan klasiklerden oluşan bu yeni liste de en az eskisi kadar eksik ve arızalı. O kadar ki 100 kitaplık listede çocuklara yönelik sadece üç kitap var.




Eleştirmen Semih Gümüş’ün her zaman edebiyattan yana olmakla beraber kimi zaman zehir zemberek olmaktan çekinmeyen yazılarını yıllardır okuyoruz. “Beklenen yazar neden gelmiyor?” başlıklı yazısı mesela hafızalarda. Kendi adıma üzerinde düşünülmesi gereken bu ve benzeri yazılara çok ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Çoktan öldüğü düşünülen eski usul edebiyat dergiciliğini bir anlamda dirilten Notos’un önemi de burada. Gümüş yazılarını artık birkaç yıldır kendi dergisi için yazıyor. Bu da Notos’u laf olsun diye basılan değil, yaşayan, soluk alan bir dergi yapıyor. Öte yandan derginin zor okunan, gözden kaçan, hakkı yenen metinler konusundaki tavrını; onların tanıtımına, değerlendirmesine önem vermesini de seviyorum. 

“Uygulanabilir bir liste” ne demektir? 

Bu girizgahın sebebi, Notos’un kapak konusu 100 Temel Eser başlıklı soruşturma olan Şubat/Mart sayısı. Semih Gümüş Milli Eğitim Bakanlığı’nın çok tartışılan, eksik ve yanlış bulunan 100 Temel Eser Listesi’ne alternatif, yeni bir liste hazırlamış. Şöyle açıklıyor: “Edebiyat dünyamız kendi dışındaki oluşumlara seçenekler üretmeye yatkın sayılmaz. Onun kendi gündemi vardır ve bu gündem genellikle yaşayandan değil geçmişten; gelecekçilikten değil, ayakta kalma kaygısından çıkar.”

Böylece 192 edebiyatçı ve eğitimciyle birlikte, “seçimlerinde özgür okurlar için değil, zorunlu okumalar yapacak olan öğrenciler, gençler için” çağdaş yazarların eserlerinden oluşan “uygulanabilir” bir liste oluşturmaya karar vermiş. Yaşasın, ne güzel! Uygulanabilir… Yani çocukların, gençlerin okuyabilecekleri, anlayabilecekleri, onları sıkmayacak kitaplardan oluşan bir liste… Öğrencilere tavsiye edilen ama onların okumakta zorlanacakları eserler rafta öyle duracaksa, bu tür listeler yapmanın da pek anlamı yok zaten.

192 kişinin görüşleriyle oluşturulan 100 kitaplık Notos listesini kendi adıma harikulade buldum. Liste, Türk ve dünya edebiyatının çok önemli yazarlarının yapıtlarından oluşuyor. Bazıları benim de başucu kitabım.

Lakin ben ilkokulda, ortaokulda yahut lisede okumuyorum, o yıllar epey geride kaldı. Dolayısıyla listeyi harikulade bulmam gençlerin de öyle bulacağı anlamına gelmiyor. Hazır, resmi bir iş yapılmıyorken, ortada herhangi bir siyasal dayatma yokken, korkacak ürkecek bir şey de bulunmazken daha farklı bir liste oluşabilseydi diye düşünüyorum. Resmi listedeki birçok yanlış ve eksik burada da mevcut. Sözgelişi yaşayan, çağdaş yazarlardan oluşan bir liste hazırlamayı planlamışlar ama arada hayatta olan sadece 13 yazar var. Onlar da zaten Adalet Ağaoğlu, Ferid Edgü gibi eski ve “zor” isimler. Anlaşılan, Vasconcelos’un Şeker Portakalı, Molnar’ın Pal Sokağı Çocukları ve Saint-Exupery’nin Küçük Prens’i hariç, çocuklar gene klasiklerle baş başa. Oysa ben de bir zamanlar çocuk olduğum için iyi biliyorum, onların önünde klasikleri okuyabilecekleri uzun yıllar var. Hem okumayı bir kez severlerse, bunu hayatlarının bir parçası haline getirirlerse zaten klasikleri de okuyacaklar; ayrıksı, farklı edebiyat yapıtlarını da… 

Çocuklara hazmı zor kitaplar 

İtirazım Notos’a değil, 192 edebiyatçı ve eğitimciye. Onlardan sevdikleri, önemli buldukları kitapların adlarını vermeyip hiç bilmedikleri, okumadıkları kitaplardan söz etmelerini isteyecek değilim elbette ama aklıma takılan birkaç soru da yok değil: Hiç mi çocuk olmadılar? Hayatın kendi içinde bir ritmi, akışı olduğu, edebiyatın da diğer her şey gibi onu yakalaması gerektiğini hiç mi düşünmediler? Dostoyevski’den, Camus’den, Atay’dan, Tanpınar’dan, Ece Ayhan’dan, Sevim Burak’tan öncesi hiç mi olmadı onlar için, okumaya doğrudan bunlarla mı başladılar? Anlamadığı, içine giremediği bir kitabı elinden bırakan bir çocuğun, başka kitapları okumak için o kadar da hevesli olmayabileceği hiç mi akıllarından geçmedi? Hadi onlar o tarz çocuklardı diyelim, ama işte edebiyatçı ve eğitimci olmalarının getirdiği bir anlama, empati kurma kabiliyetleri de mi yok?

Cevap verenler bence listelerini hazırlarken aslında çocukları ve gençleri aslında tamamen bir başlarına bırakmış. “Sunduğumuz seçenekler bunlar, okumazsanız karışmayız, n’aparsanız yapın” dercesine…

Çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatı görmezden geliniyor 

Günışığı Kitaplığı’nın genel yayın yönetmeni ve yazar Mine Soysal da listeyi yanlış bulanlardan… 

Notos’un 100 Temel Eser Listesi’ni endişeyle inceledim. İyi niyetle hazırlandığına inandığım bu “yeni” liste ne yazık ki hedef şaşırtıyor, nitelikli, çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatı gerçeğini görmezden geliyor. Çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatını okumadan, bu alandaki sorunları, tartışmaları bilmeden, çocuk ve genç okurun hızla değişen, dönüşen okuma gereksinimlerine kafa yormadan yapılan listeler hep eksik ve arızalı olacak. Ve şu öğretim yoksunu ülkede uygulanması mucizelere bağlı bu listelerin açtığı yaraları onarmak için de yıllarca didinmemiz gerekecek. Notos’un 100 Temel Eser Listesi hepsi tartışmasız çok önemli başyapıtlardan oluşuyor. Ama çocuklar ve gençlerden önce yetişkinler okusun bu değerli kitapları. Ebeveynler, öğretmenler, kütüphaneciler, eğitim yöneticileri, yazarlar, illüstratörler, çevirmenler, yayıncılar, akademisyenler, basın çalışanları, doktorlar, mühendisler, hukukçular, bilim insanları, çitfçiler, işçiler, emekliler, herkes… Böylelikle günün birinde, çocuk ve gençlerimizin Türk ve dünya edebiyatından nitelikli çağdaş edebiyat kitaplarıyla daha çok ve sürekli buluşmasının önündeki engelleri yıkabilir; Türkiye yeniden “kitap okuyan insanların ülkesi” olabilir.

Kaynak: Gülenay Börekçi - Egoistokur
Görsel Kaynak: Panoramio

Pal Sokağı Çocukları’nın heykellerini gösteren fotoğrafın bulunduğu web sitesi

Hiç yorum yok: